Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

23 Eylül 2015 Çarşamba

Arzın merkezi..

Allah'ın yarattığı, şeytanın şaşırttığı bunca insandan bir avucu keşfedebilmiş Arzın Merkezini- iyi ile kötünün geçmiş ile geleceğin ben ve sen ayrımının zamanın hep bu an olduğu kavgasız savaşsız bir asude diyar. Buldukları yer öylesine güzelmiş ki dilleri tutulmuş.
Melekler hallerine acıyıp iki seçenek sunmuşlar. Şayet konuşma kabiliyetini geri almak istiyorlarsa gördüklerini unutmaları gerekiyormuş. Herşey silinecek ama kalplerinde bir boşluk kalacakmış. Eğer gördüklerini hatırlamayı tercih ediyorlarsa, ozaman da zihinleri bulanacakmış. Böylece, kimsenin bilmediği o beldeye varanların yarısı, yüreğinde bir eksiklik duygusuyla dönmüş. Yarısı da akılları karışmış halde. Hasret çekenlere aşıklar denmiş; kafasında sorular olanlara da şakirtler. Birinciler aşkı öğrenenlermiş, ikinciler ise öğrenmeye aşık.

5 Eylül 2015 Cumartesi

NASILSIN?

Belki de insan kendisini olduğu gibi kabul etmeye başladığında başkalarını da olduğu gibi kabul edebilir. Adım adım büyüyoruz. Emek veriyoruz. Hatalar yapıyoruz. Herkesin yaşadığı gibi bir çok yoldan geçiyoruz. 
Benim bir yolum var. Bu yolda giderken tökezlediğim zamanlar çok oldu ve olacak. Eskiden korkardım yalnız kalmaktan. Ama anladım ki önemli olan kendimi kaybetmemekmiş. İsteyen yanımda olur istemeyen başka yolu seçer. Ortak yollarda buluştuğumuz kişiler bizleri geliştirmek kendimizi farketmemiz için karşımıza çıkarlar. İyi veya kötü doğru anlayabilmek yeterli olacaktır.
Şimdiye kadar karşıma çıkan veya bir şekilde hayatıma dokunan insanlara teşekkür ederim.





NASILSIN 

İyi günlerimde çok eller uzanır ellerime, 
Resmimi, suratımı baş köşeye asarlar... 
Fakat demir kapıların her kapanışında üzerime, 
Ardında taş duvarların her kaldığım zaman, 
Ne arayan beni, ne soran... 

Eeeehh, daha iyi be, bunun böyle olduğu... 
Minnetim ve borçluluğum yalnız sana kalsın. 
İyi günlerimde benim unuttuğum insan eli 
Nasılsın?... 

NAZIM HİKMET