Herkes aynı şeyleri yaşayacak diye bir kaide yok. Fakat birşeyin farkına vardım. Büyüklerimiz biz bu yollardan çok geçtik dikkat edin dediğinde gençliğin verdiği bilmişlikle siz yaşadınız diye bize de mi aynı şeyler olacak, onlar eskidenmiş gibi çıkışlarımız cahilliğin eseriymiş.
İnsanların hayatlarında olgunlaşmaları için yaş çağ farketmeden, beklenmedik anlarda tesadüf yada kader dediğimiz zamanlar olur. İnsanoğlu genelde kötü tesadüfleri yaşamadan birşeyleri idrak edemez ve her birey kötü şeyler yaşamak zorundadır. Zorunluluk dendiği zaman belki ters gelebilir. Özgürlüğe ters bir kelime fakat zorunluluklar insanların özgürlüğünü ortaya çıkaran baş yapıtlardır. Zorunluklar birey olabilmek, hür iradeyle karar vermek için var hayatımızda. Zorunluluklar engel değildir. Bir birey kişilere, ortamlara, şartlara uygun davranmak zorundadır. Kimsenin 4/4 lük olmadığı bu dünyada kişilerin kararlarına saygı duymamak kendine olan saygıyı düşürür. Benliğimiz adına bir karar aldığımızda saygı sevgi empati duygularını aklımızdan çıkarmamamız gerekir.
Herkesin yeter bu kadar da olmaz dediği anlar var hayatında. Altyapısında bencilliklere saygısızlığa sevgisizliğe şaşkınlığımızdan şaşıp kalırız. Küçük yaşta şaşıp kalmalara alıştım ben. Hem de büyük bir şaşkınlık yaşadım. Sebebi çekingenlik ve korkudan yalan söylemiş olmaktı. Evet yalan söylemek kötü birşey açık olmalıydım. Ama karşılığı bu olay olmamalıydı. Ben zaten yalan söyleyebilen biri değildim. Karşılında kocaman bir ödüle sahip oldum. O ödül beni erkeklerden korkuttu...
İsyan etmelimiyim..? İsyan etmekle hiç birşey değişmedi. Sadece düşündükçe daha çok canım yandı. Kimin umrundaydı derseniz.. Kimse bilmedi ve sadece benim içimde kaldı..
Herkes birşeyler yaşıyor bu hayatta ve yaşamadan öğrenemiyoruz bu hayatı.. Allah herkese taşıyabilceği kadar yük verirmiş. Herkes kendine göre büyük sıkıntılar yaşıyorsa bu hayatta, içimizdeki o büyük gücü kullanmanın yolunu bulmalıyız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder