Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

31 Mayıs 2013 Cuma


Bir kadın çocuktur aslında… Çocuk gibi davranmayı sever. Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini ister.Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak sevmeli erkek kadını… Ama hiç bir kadın çocuk muamelesi görmek istemez. Söylediği şeyler çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister.Yani... bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz; ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz.. Bir kadın güçlüdür aslında... Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür. Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. İster ki, erkeğin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir. Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar. Bir kadın sevgidir aslında... İçinde her zaman sevgiyi taşır. Sevdiklerinden kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. Zor sever; ama, tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer alamazsınız. Her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette Bunun tek nedeni ise engelleyemedikleri ”acımak" duygusudur. Bir kadın yalnızdır aslında... Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. Yalnızlık onun sığınağıdır. O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan çıkmaya zorlarsanız, onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz. Bir kadın çılgındır aslında... Neler yapabileceğini erkek aklı hayal bile edemez. 
 ŞAŞIP KALMAK 

Sevebilirim, 
hem de nasıl, 
dile benden ne dilersen, 
canımı, gözlerimi 

Kızabilirim, 
ağzım köpürmez, 
ama devenin öfkesi haltetmiş benimkinin yanında, 
devenin öfkesi, kinciliği değil. 

Anlayabilirim 
çoğu kere burnumla, 
yani en karanlığın, en uzaktakinin bile kokusunu alarak 
ve döğüşebilirim, 
doğru bulduğum, haklı bulduğum, güzel bulduğum herşey için, herkes için, 
yaşım başım buna engel değil, 
ama gel gör ki çoktan unuttum şaşıp kalmayı. 
Şaşkınlık, alabildiğine yuvarlak açık ve alabildiğine genç gözleriyle bırakıp gitti beni. 
Yazık.

 NAZIM HİKMET


30 Mayıs 2013 Perşembe


Yargılamadan önce düşünün, bakış açısı sizden farklı olamazmı?

9 Mayıs 2013 Perşembe

O



İçimde hayata karşı büyük duvarlar oluşuyor gün geçtikçe... Biri için adım atabilmek gün geçtikçe zorlaşıyor. Herkesin bi çıkarı var karşısındakinden.. Sessizliğim korkutucu gelsede insanlara, ilk önce dinleyip yargılamayı seçenlerdenim.. Güvenmek kolay değil insanlara. İyi dinleyiciyim sessiz görünürüm ama bir zaman gelir kapımı açar sessizliğimi bozarım.  
Merak ettiğim biri var. Kolay olmayacak onu tanımak.. En çok istediğim şey de ne düşündüğünü bilebilmek.. 



6 Mayıs 2013 Pazartesi

Beklenen
Ne hasta bekler sabahı, 
Ne taze ölüyü mezar. 
Ne de şeytan, bir günahı, 
Seni beklediğim kadar. 

Geçti istemem gelmeni, 
Yokluğunda buldum seni; 
Bırak vehmimde gölgeni 
Gelme, artık neye yarar?
 
Necip Fazıl Kısakürek