Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

16 Eylül 2013 Pazartesi

Belki Ben (Nazım HİKMET)


Belki ben 
o günden 
çok daha evvel, 
köprü başında sallanarak 
bir sabah vakti gölgemi asfalta salacağım. 
Belki ben 
o günden 
çok daha sonra , 
matruş çenemde ak bir sakalın izi 
sağ kalacağım... 
Ve ben 
o günden 
çok daha sonra: 
sağ kalırsam eğer, 
şehrin meydan kenarlarında yaslanıp 
duvarlara 
son kavgadan benim gibi sağ kalan 
ihtiyarlara, 
bayram akşamlarında keman 
çalacağım... 
Etrafta mükemmel bir gecenin 
ışıklı kaldırımları 
Ve yeni şarkılar söyleyen 
yeni insanların 
adımları...


4 Eylül 2013 Çarşamba

Kardanadam!

Ankara da kışlar çok zor geçer hele  bundan 15-20 sene öncesi... En azından benim hatırlayabildiğim yıllar. Aklımın ermeye başladığı zamanlardı 90 lı yıllar. 
İlk iz bırakan üzüntülerimden birine sebep olmuştu kar. Bu sözün ardından acıklı bir hikaye başlamayacak. Ama büyümeyi ilk ozaman istemiştim. Abimin okuldan gelişini beklediğim günlerden biriydi kar çok fazlaydı. Belkide ben küçüktüm bana fazla geliyordu.. Okulda çıkıp geldikten sonra arkadaşlarıyla kardan adam yapmaya gidiceklerini duyunca peşlerine takıldım. Sanmayın ki çok büyüğüm muhtemelen 2-3 yaşlarındayım. Onlar koşturarak arka bahçemize doğru giderken merakla ne yapacaklarını öğrenmenin heycanıyla koşturdum bende.. Onlara yetişmek zordu 6 yaş vardı aramızda.. Bahçeye yaklaştığımda ilk adımımı atmamla birlikte karın çok olması ve benim ufacık boyumdan dolayı bi anda karın içine gömüldüm belime kadar ve öyle korktumki geri çıktım hemen. Abimlerde işin acıklı kısmıydı o an benim için.. Düşmek canımın yanması umrumda değildi. Ben arkalarından bakıp kalmıştım. Onlar koşturup oyunlarına devam etmişti.. Yalnızlık hissetmiştim sanırım o an.. Beni unutup gitmişlerdi.. Ve ben işte o gün kardan adam resmi çizmiştim. Kardan adam bende iz bırakmıştı ve bunu konuşarak ifade edemeyen ben gördüğüm o kardan adamı çizmiştim. . Annem hep anlatır gördüğünde çok şaşırmış güzel çizebilmiş olmama.. O günden beridir resim yapmayı hep sevdim..